24 Mart 2014 Pazartesi

Bu Haberi Okumadan Sigorta Yaptırmayın!

Bir süredir iletişim çalışmaları çok dikkatimi çeken bir sigorta firmasından bahsetmek istiyorum bugün. Sigortanın kolay hali sloganıyla piyasaya çok hızlı bir giriş yapan Generali Sigorta’nın özellikle Zorunlu Trafik Sigortası’nda ve kasko poliçelerinde %70’e varan indirimleri ilgimi çekti. Blogda yazmak üzere biraz inceledim ve sadece kampanya olarak değil, tüm hizmetlerinin gayet memmuniyet verici olduğunu gördüm.

Bu arada piyasaya hızlı giriş dedim ama Generali 1831 yılında İtalya’da kurulmuş ve aslında 150 yıldır Türkiye’de faaliyet gösteriyormuş. Adını elbette duymuştum ama ancak bugün yazabiliyorum.

Zorunlu Trafik Sigortası’nda %70’e varan indirimleri dışında Prestijli Kasko’larını da çok beğendim. Sigorta sektöründe bir ilk olarak, herhangi bir kaza anında sunduğu yol yardım hizmeti ile lastiğiniz patladığında ücretsiz lastik değişimi veya aracınızın yakıtı bittiğinde   Yapılan kaza sonrası acil bir noktaya yetişmeniz gerektiğinde yol yardım hizmetleri ile taksi ücretinizi dahi karşılıyorlar. Aracınız tamir edilirken 5 gün süreyle, size özel bir araç bile veriyorlar. Bence bu özel danışmanlık ve 7/24 destek hizmetleri şehir hayatının olası zorluklarını da hafifletiyor.

Bir de Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünleri var. Mini Kasko, 1 çarpışma hasarını 2 bin TL’ye kadar kapsayan düşük fiyat kategorisindeki bir ürünmüş. Daha yüksek bir sigorta teminatı tercih edenler için bu tutar, Mini Kasko Ekstra ürünü ile 2 çarpışma hasarı ve toplamda 50 bin TL’ye kadar çıkabiliyormuş. Tüm bu hizmetler için ayrı ayrı teklif alıp, satınalım yapabiliyor olmak ise harika. Mini Kasko ve Mini Kasko Ekstra ürünlerinin fiyatları sabit. Zorunlu Trafik Sigortası içinse teklifler size ve arabanıza özel yapıldığı için indirimler kişiden kişiye farklılık gösteriyor. Bu yüzden teklif alırken yaşınız, arabanızın yakıt türü gibi etmenler de önemli oluyor. Siz artık sitesinden aracınıza en uygun sigortayı detaylarıyla incelersiniz.

Generalinin 7/24 Özel Sigorta Danışmanlığı hattı 0850 555 55 55’ten veya generali.com.tr den 1 dakikada teklif alabilirsiniz. Bu arada Generali Sigorta müşterisi olmasanız dahi bir kez teklif alırsanız size kişisel sigorta danışmanı atıyorlar. Bilgi alan kişi her aradığında, karşısında aynı danışmanı buluyor. Böylece müşteriler sorunlarını her defasında baştan anlatmak zorunda kalmıyor ve telefonda uzun uzun beklemeden işlerini kolayca halledebiliyor.

Eh daha ne olsun:)

1 dakikada teklif alıp indirim kazanmak isterseniz, 31 Mart’a kadar generali.com.tr yi ziyaret edin derim.

1 Dakikada Teklif Almak için Tıklayın.

Bir boomads advertorial içeriğidir.

17 Mart 2014 Pazartesi

Bir Banka Bunları Yapar mı?

Mesela 1 haftalığına size 5.000 TL verip, faizsiz olarak geri ödemenizi sağlar mı? 

HSBC’nin attığı büyük adımla, evet!  HSBC’de  “Parasız kaldım, ödememin günü geçti, n’apıcam ben şimdi!” gibi dertleriniz yok çünkü Bedava Kredili Mevduat Hesabı ile her ayın ilk haftası 5.000 TL’ye kadar tanımlanan Kredili Mevduat Hesabı'nızdan ihtiyacınız olan miktarı çeker, ödemenizi yapar, tam 7 gün tepe tepe kullanır, hiçbir faiz olmadan da geri ödeyebilirsiniz. Büyük adım, işte böyle bir şey. “Arkadaşımdan isteyeyim, birinden borç alayım…” stresine girmenizi istemiyoruz. Bedava Kredili Mevduat Hesabı, Büyük Adım’ın avantajlarından sadece biri!  

“MASRAF ÇIKARMA ŞİMDİ” diyenlere gelsin!  

Büyük Adım ile HSBC masrafları da sıfırladı! Artık EFT ve havale işlemleri her yerden ücretsiz! Tekrar ediyoruz, sadece internetten değil, her yerden! İsterseniz şubeden veya telefondan yapın, isterseniz de internetten! Ayrıca, Büyük Adım’la hesap işletim ücreti de tarihe karışıyor. Özetle, HSBC’den Büyük Adım ile artık masraf yok! 

1 aylığına değil, devamlı yüksek faiz! 

İlk ay yüksek faiz aldıktan sonra, normal faizle mi yetiniyorsunuz? Büyük Adım’da sadece ilk ay değil, sürekli hoş geldin faizi var!

Üstelik HSBC ne olur ne olmaz, dünya hali bu ihmale gelmez diyerek Büyük Adım’a dahil olan herkesin otomatik ödemelerinin 1,000 TL'ye kadar olan kısmını 3 ay boyunca güvence altına alan Ferdi Kaza Sigortası’nı ücretsiz yapıyor. 

Büyük Adım’a nasıl dahil olacaksınız? Çok kolay, küçük bir adım atarak: HSBC’den 1’i fatura ödeme talimatı olmak üzere ayda en az 3 ödeme talimatı veriyorsunuz, bunların toplamı da en az 500 TL oluyor. Haydi şimdi bir düşünün: Kira, aidat, okul ödemeleri, başka bir bankaya kredi ödemeleri derken, 500 TL’yi buluyorsanız, hiç durmayın hemen siz de HSBC’nin Büyük Adımı’na dahil olmak için burayı tıklayın! 

Bankanızdan ayda 500 TL ve üzerinde ödeme yapıyorsanız, bu haberi okuyun!

Bir boomads advertorial içeriğidir.

7 Mart 2014 Cuma

GEZİ/SEYAHAT BLOGLARININ ÖNEMİ!




"Bütün blog yazarlarının kıskandığı bir blog türüdür. Gezip, seyahata etmek ve bunları kaleme almak harika bir duygu olsa gerek. Çok defa gezdiğim yerleri anlatmak adına bir blog oluşturmayı düşünmüşümdür ancak işlerimin yoğunluğu ve gerçekten bu işi hakkıyla yapan blog yazarlarına olan saygımdan ötürü böyle bir blog başlatmadım. 

3 Mart 2014 Pazartesi

Piknik ve Kamp

Bir kaç gündür kış tatili için hem alternatif hem de keşfedilmemiş yerleri yazıyorum size (BKZ. Avrupa ve Balkanlar ve Ülkemizdeki Tatil Seçenekleri). Herkesin bildiği yerleri yazmak yerine, saklı kalmış doğa güzelliklerini bulup çıkarmak daha keyifli. Hem tatil yapmak, hem de bunu olabildiğince uygun maliyetlerle sonuçlandırmak inanın bana o tatilin keyfini iki katına çıkarıyor.

Çalışma hayatınıza ara sıra mola vermek için çok paralara ya da zamana ihityacınız yok. Örneğin biraz sonra yazacağım ülkemizin cennet mekanlarından size en yakın olanına bir haftasonu kaçamağı yapabilirsiniz… Doğanın çok cömert davrandığı ve bizlerin de her metrekaresini dikkatlice kullanmamız gereken göllerimiz… Oksijenin en bol olduğu, manzarasının bakmaya doyulmadığı, her dakikasını özümseyerek yaşayacağınız küçük bir mola sizi bekliyor…

Kovada Gölü

(Pic.1)

Isparta'nın Eğirdir İlçesi'nde bulunan Kovada Gölü, Eğirdir Gölü'nden beslenen, tam anlamıyla bir doğa harikası. Kovada Gölü Milli Parkı Eğirdir'e 30km, Isparta'ya ise 65km uzaklıkta. Yalnız yol üzerinde giderken tabela bulmakta zorlanacağınız için size tavsiyem, Karadiken Köyü tabelasını takip etmeniz :)

Bu Milli Park'ta yürüyüş yolları, piknik alanları, karavan ve çadır konaklama yerleri bulabilirsiniz.  Göl kenarı özellikle kamp yapmak için çok elverişli. Ayrıca doğal yaşamı severler için bu gölde yaşayan yabani hayvanlar, ağaç ve bitki türleri hakkında bilgilendirici panolar yeralıyor. Genellikle avlanmanın yasak olduğu bu bölgede kontrollü bir şekilde sazan, tatlı su levreği ve ıstakozu avlayabilirsiniz. Bunun dışında 153 farklı tür sukuşu gözlemleyebilirsiniz.

Doğayla bu kadar içiçe olabileceğiniz bu yeri yakın çevrede oturuyorsanız günübirlik ziyaret edebileceğiniz gibi birkaç günlüğüne kamp yapmak için de değerlendirebilirsiniz…

(Pic.2)

Sülüklü Göl

(Pic.3)

Batı Karadeniz Bölgemize ait muhteşem bir doğa harikasını tanıtayım size. Bolu/Sülüklü Göl… Adından da anlayacağınız gibi içinde bulunduğu sülüklerden dolayı almış bu ismi. Yalnız yıllar önce bu göle alabalık bırakılması nedeniyle hiç sülük kalmamış ne yazıkki! 

Üç asır önce gerçekleşen büyük bir deprem sonucu oluşan çökme yüzünden, gölün içinde hala gözlemleyebileceğiniz dikili Göknar ve Meşe ağaç gövdeleri bulunmakta. Yaz aylarında sular azalınca  hayalet gibi su yüzene çıkan ağaçların gövdeleri sizi şaşırtabilir. Bununla birlikte tabiatın eşsiz güzelliklerini hiç çekinmeden sergileyen bu göl kenarında sizi saran/çevreleyen bir çok ağaç ve bitki türüne de rastlamanız mümkün.   

Gölün etrafında herhangi bir tesis yok ancak tüm ihtiyacınızı en yakındaki Dokurcun'dan temin edebilirsiniz. Seyahat acentalarının trekking için sıklıkla tercih ettiği bu yeri aynı zamanda piknik ve kamp alanı olarak değerlendirebilirsiniz. Özellikle sonbahar aylarında yaşanan renk cümbüşü fotoğraf çekmeyi sevenler için ideal bir mekan olabilir.

Tertemiz havası ve sessiz ortamıyla keyifli vakitler geçirebileceğiniz bu göle geldiğinizde köyün içindeki şelale manzarasına kaşı mutlaka bir bardak çay içmenizi, su değirmenlerini gezmenizi
kesinlikle tavsiye ederim.

Adapazarı'na yaklaşık 1,5 saat uzaklıkta bulunan göl manzarasına ulaşmak için yönünüzü Dokurcun Beldesi'ne göre ayarlamalısınız. 3km.lik asfalt yolu takip ettiğiniz zaman Kavakköy toprak yolu sizi Sülüklü Göl tabelasıyla buluşturacak.

(Pic.4)

Bolu'ya yalnızca Kartalkaya ya da Abant için gelenler bence bir de bu saklı kalmış doğa harikasını ziyaret etmeliler…

Oymapınar Baraj Gölü

Antalya'nın doğal güzellikleri arasında Manavgat Barajı arkasına saklanmış etkileyici bir manzara Oymapınar Gölü. Torosların eteğindeki bu harika tabiata Manavgat'tan 18km sonra ulaşabilirsiniz.  Bu baraj gölü, çevresindeki eşsiz orman manzarası sayesinde turizmin canlı bir noktası olmaya başlamış.

(Pic.5)

Antalya yöresinde oturuyor ya da tatil için konaklıyorsanız ve çevredeki doğal güzellikleri gezmek için plan yapmak istiyorsanız, 1984 yılında yapılan dev barajın oluşturduğu iki gölden biri olan- ki birincisi herkesin bildiği Manavgat Gölü- Oymapınar Gölü'nü mutlaka listenize eklemelisiniz. Çünkü manzarayı seyre daldığınızda üzerinizden şehir stresini attığınızı hissedeceksiniz.     

Gezerken dinlenmek için bir çok restaurant ve piknik alanına rastlamanız mümkün. Ayrıca rafting, tekne gezisi, dağ bisikleti ya da trekking yapmayı seven doğa sporcuları için de harika bir fırsat. İyi gezmeler…

Şavşat Karagölü

(Pic.6)

Güzel ve benzersiz Artvin İli'mize 30km uzaklıkta toprak yolu takip ederek ulaşabileceğiniz harika bir gölden bahsedeceğim size. Şavşat Karagölü... Sahara Karagöl Milli Parkı içinde bulunan bu göl kenarında Orman Bölge Müdürlüğü'nün dinlenme binası hizmet vermekte. Tesiste de konaklayabileceğiniz gibi tabiat ile iç içe olmak isterseniz de göl kenarında  karavan parkı ve kamp yapma imkanınız da var. 

Köknar ormanlarıyla çevrili muhteşem bir düzlükte yerini almış bu doğa mucizesi. Ormanın içinde yürüyüş yapmak isteyenler için de patikalar bulunmakta. Doğa cömertliğini burada yaşayan nadide canlılarla da göstermiş. Boz ayı, dağ keçisi, yırtıcı kuşlar, vaşak gibi yaban hayatı gözlemleyebilmeniz mümkün.  

Kısacası yolunuz Artvin yakınlarına düşerse mutlaka kendinize bir torpil geçmelisiniz Şavşat Karagöl'e uğrayarak...

Borabay Gölü

Gölün berraklığı ve duruluğu sayesinde kıyısındaki bitkileri ayna gibi yansıtıyor Amasya/Borabay Gölü. Bu yüzden yöre halkı "Aynalı Göl" de dior buraya. Çevresindeki kestane ağaçlarının sarı ve beyaz çiçekleri, çamların yeşilden maviye doğru değişen tonları, Gülgen, Kayın, Kestane ağaçlarınının resmi çıkıyor suyun yüzeyinde. 

(Pic.7)
Tam olarak aradığınız sakinliği, sessizliğ ve doğa ile başbaşa kalmanın vereceği huzuru işte burada bulabileceğinize garanti verebilirim. İsterseniz yürüyüş ya da piknik yapabilirsiniz, isterseniz de kamp kurabilirisiniz. Ama size tavsiyem gölün çevresinde bulunan Orman Genel Müdürlüğü'ne ait göl manzaralı küçük bungalov tipi ağaç evleri denemeniz... Sevdiklerinizle harika bir deneyim olacağına eminim :) 

(Pic.8)
Gelelim Borabay Gölü'nün nerede olduğuna. Amasya İli'ne 63km mesafede, Borabay Beldesi'nde bulunuyor. Taşova İlçesi'nden Belediye Otobüsü seferleri ile de 15km uzaklıktakı bu göle ulaşmak mümkün. Samsun tarafından gelecekler için de 45km.lik bir yolculuk bekliyor olacak sizi.

Kuş cıvıltıları arasında uyandığınızda burnunuza o özlediğiniz nemli toprak ve ağaç kokusu gelecektir. İsterseniz gölün kenarında yapacağınız yürüyüşten sonra kiralayabileceğiniz minik bir sandalla göl üzerinde bir geziye çıkabilirsiniz. Balığın bir çok türüne yaşam imkanı sağladığı için bu gölde avlanmak kesinlikle yasak. Eminim ki, tatiliniz bitip de eve dönme vaktiniz geldiğinde bu yeşil rüyadan hiç ayrılmak istemeyeceksiniz...

Salda Gölü

Ülkemizin en derin, en temiz ve en berrak gölü olarak bilinen Salda Gölü, Burdur İli'nin 50km batısında yeralıyor ve Yeşilova İlçesi sınırları içinde bulunuyor. Genellikle Pamukkale'yi görmeye gelen turistler buraya da uğramadan dönmüyorlar. 

(Pic.9)

Gölün kendine has tedavi edici bir özelliği var. Mantar ve sivilce gibi bir çok cilt hastalığına iyi gelmesi suyun içinde barındırdığı magnezyum ve manyezitten kaynaklanıyor. Aynı zamanda gölde yüzülebildiği gibi, yazın sıcağında ayakları yakmayan bir de kumsalı var. 

Cennet ülkemizin yine en güzel göllerinden biri olan Salda Gölü'nin arka kısmında kızıl ve karaçam ağaçlarından oluşmuş şahane bir de orman var. Göl yaban ördeklerine ev sahipliği yaparken, bizler için de çok elverişli kamp ve çadır ile konaklama imkanı sağlıyor.    

(Pic.10)

Sanırım çok fazla bir söze gerek yok. Çünkü biliyorum ki, hem gezerken hem de araştırırken "Aaa.. böyle bir yer de mi varmış bu şehirde?" diye şaşırmadan duramayacaksınız. Keşfetmediğimiz o kadar çok güzellik bekliyor ki bizi. Yeterki biraz kafamızı kaldıralım ve yaşadığımız boğucu şehirden kendimizi az da olsa kurtarabilelim.

İşte size sevdiklerinizle geçirebileceğiniz ufak ama keyifli bir kaçamak için bir kaç örnek. Doğa ile başbaşa geçireceğiniz yeni tatilleriniz için size iyi gezmeler...
  

(Fotoğrafların linklerini buradan bulabilirisiniz; Pic.1Pic.2Pic.3Pic.4Pic.5Pic.6Pic.7Pic.8Pic.9Pic.10)

Sevgiyle Kalın...

Ezgi :)
  





13 Şubat 2014 Perşembe

Misafir Yazarım BELGRAD'ta

Serkan, misafir yazarlarım arasında en çalışkanı. Gezdiği yerleri bir nefeste anlatmayı çok seviyor. Bunu çok da güzel başarıyor doğrusu. Ondan daha çok yer dinlemek istiyorum. Umarım her yeni gittiği yeri aynı heves ve ilgiyle gözlemler, çünkü tarihini de anlattığı gibi, rahat ve kolay gezebilmenin inceliklerini de öğreniyoruz ondan. .. 


Belgrad

Tarihte yıllar boyu Osmanlı ve Avusturya’nın işgalinde bulunan ve tam bağımsızlığını ilan ettikten sonra 1882’de Sırbistan Krallığı olarak tanınan ülkenin başkenti Belgrad. Dolayısıyla Osmanlı’nın etkisinin bugün hala görüldüğü bir şehir olan Belgrad, tarihi geziler yapmayı sevenlerde ve gece hayatına ilgilisi olanlarda iyi bir izlenim yaratacaktır. 

Şehrin belki de en önemli yerinden başlayalım: "Kalemegdan". Adından da anlaşılacağı gibi Türkçe’den geliyor (Kale ve Meydan). Kalemegdan, Tuna ile Sava nehirlerinin birleştiği köşede bulunan Belgrad kalesi ve etrafındaki alanı kapsayan yer.

Kalemegdan’da ilk gözüme çarpan yer, Damat Ali Paşa Türbesi oldu. 1716’da Avusturyalılar'a karşı yapılan Petrovaradin Savaşı’nda şehit olan Damat Ali Paşa için yapılmış bu türbe. Dışındaki tabelada; geçtiğimiz yıllarda Türk elçiliğinin kaynaklarıyla türbenin korunup yenilendiğinden söz ediliyor.




Kalemegdan’da bir başka Osmanlı etkisi ise o zamanlardan günümüze kadar kalan “Defterdar Kapısı”.

Belgrad’ta en görülmeye değer yer olan Kalemegda'ı gezmeyi 4.5 saatte bile bitiremedim. Keşke tarihsel geçmişini önceden daha detaylı araştırsaydım ve daha fazla kalıp inceleme fırsatı bulabilseydim.

Osmanlı Dönemi’nden kalan ve hala ayakta duran bir hamamda sıra…


Türk kültürünün imza mimari yapılarından olan hamam, Osmanlılar Belgrad’dan çıkmak zorunda kalınca yıkılmamış. Yerine ordunun mühimmat depolaması için bir depo yapılmış. Bugünlerde ise mimari açıdan bir kubbesi olması nedeniyle planetaryum olarak kullanılıyor.



Kalemegdan’da yukarı kısmından panoramik bir fotoğraf çekildiğinde böyle bir manzara karşımıza çıkıyor. 
Tam karşıda görülen Tuna nehri ve sol tarafa doğru ayrılan Sava nehrinin kesiştiği yerde bulunan ormanla kaplı, insan olmayan ada ise, “Büyük Savaş Adası” olarak biliniyor. Burası başta kuşlar olmak üzere birçok türün yaşam alanı olduğundan, Belgrad tarafından korunuyor. 




Tarihi açıdan önem taşıyan bir başka yer ise, panoramik fotoğrafta ve altındaki fotoğrafta görülen "Nebojsa Kulesi". Kalemegdan Osmanlı’nın elinde iken bu kule, Osmanlı’nın zindanıymış. 4 katlı olan kulenin her katı, çeşitli nedenlerden dolayı hapis yatan kişilere ayrılmış ve önündeki meydanda da halka göz dağı vermek için, suç işleyen insanlar idam ediliyormuş. Yunan tarihinin önemli milliyetçi isimlerinden yazar, politikacı ve devrimci; Osmanlı işgaline karşı Balkan ülkelerinin güç birliği yapması fikrinin savunucusu, Rigas Feraios da burada işkence görerek öldürülmüş. Buradan da gelen Sırp – Yunan dostluğu, kendini 2009 yılında kulenin yeniden yapım çalışmalarında göstermiş. Belgrad, tarihinde kültür alanında aldığı en büyük bağışı Yunanistan’dan 1.4 milyon Avro olarak alarak, kulenin içini son derece modern bir şekilde yenilemiş. Apple marka tabletlerden, projektörlere kadar tüm teknolojik imkanlar kullanılarak içerisi, her kat farklı bir anlatıma ayrılarak, tarihe ilgi duyanların kesinlikle kaçırmaması gereken bir hale getirilmiş. 

Savaş mühimmatı ile ilgilenenler için de bir ziyafet sunuyor Kalemegdan. Bahçesinde top atarların ve tankların sergilendiği; 3000 parça silah, kılıç gibi eski ordu malzemelerin olduğu “Ordu Müzesi”nin kapıları herkese açık.



Kalemegdan’a son bir kare ile veda edeceğim.. 
1. Balkan Savaşı’nda Osmanlılara, 1. Dünya Savaşı’nda ise Avusturya-Macaristan’a karşı alınan zaferlerin anısına dikilen; Sava Nehri'ne doğru bakan Victor Anıtı da, Kalemegdan’da oldukça ilgi gören yerler arasında.



Gelelim Belgrad’ın  en büyük kilisesine.. "Aziz Mark Kilisesi. İlk 1835’te yapılan ve 1940’ta Sırp mimarlar tarafından yenilendikten sonra farklı bir görüntüye kavuşan kilise, Belgrad’ın ünlü yerlerinden biri olan Tašmajdan’da (evet, Taş Meydan’dan geliyor :)) bulunuyor. Şehrin merkezinde bulunan Taş Meydan ve Parkı, bünyesinde birçok yeri barındırıyor; Rus Kilisesi, Belgrad Üniversitesi Hukuk Fakültesi, spor merkezi, ana postane binası ve oteller bunlardan sadece birkaçı. 



Kulenin bulunduğu tepeden çektiğim, Yeni Belgrad’tan şehir merkezine doğru bir fotoğraf:
İki küçük kilise, Tuna nehri, Büyük Savaş Adası ve en uzakta ise Kalemegdan ve Belgrad…


Şehir merkezinden uzaklaştıkça da gidilecek birçok ilgi çekici yer var Belgrad’ta. Otobüs ile 15-20 dakika uzaklıkta, köprünün karşı kısmında “Yeni Belgrad”ta bulunan "Zemun"dayız bu sefer. Belgrad’a bağlı bu ilçenin en ilgi çekici yeri ise "Gardoš Kulesi". Bir tepede birbirine oldukça yakın olan müstakil evlerin aralarındaki dar merdivenlerden en yukarı ulaşıldığında bu manzara ile karşılaşılıyor. Kule, ayrıca Milenyum ya da Janos Hunyadi Kulesi (Askeri ve politik konularda öne çıkmış olan bir Macar) olarak anılıyor. Kule, Avrupa’nın ortadoğusundaki Macaristan yerleşmesininin 1000. Yılını kutlama amaçlı yapılmış ve 1896 yılında açılmış. Kule, o zamanın Avusturya-Macaristan’ının en güney yerleşim birimi olan Zemun’da, bugüne çok az kalıntısı kalan Gardoš kalesinin eteklerine yapılmış. Bu sıralar daha çok Janos Hunyadi Kulesi olarak bilinen kulenin bu isimle anılmasının nedeni ise; bu önemli Macar figürünün 1456’da bahsi geçen kalede bir salgın nedeni ile can vermesinden kaynaklanıyor. Zemun’un en yüksek yerinde bulunması ve şehri yukarıdan iyi bir şekilde görebilmesi nedeni, onlarca yıl Zemun itfaiyesi tarafından kullanılmış olması. Şu an ise turistlere açık ve balkondan güzel bir manzara sağlıyor. 


Belgrad yazımda son uğrayacağımız yer ise "Ada Ciganlija". Merkezden yaklaşık 15 dakikalık bir otobüs yolculuğu ile varılan, kısaca “Ada” olarak anılan şehrin güneyindeki yer. Eskiden Sava Nehri üzerinde bir adayken, kıyıya yakınlığından dolayı birleştirilmiş ve bir göl oluşturulmuş.

Sıcak günlerde Belgrad halkının en gözde yeri olan Ada, yaklaşık 7 km. uzunluğunda bir kumsala sahip ve karşılıklı iki kıyıda, insan sayısı 300.000’e kadar çıkabiliyor. Bu kompleksin bu kadar turist çekmesinin nedeni, sadece kumsalı ve yüzme imkanı değil. Bitmek bilmeyen bu 7 km.lik sahilde birçok sayısız restaurant ve bar bulunuyor. Ayrıca suda ve yeşil alanda sayısız spor imkanı var. Bisiklet sürmek ve paten yapmak için alanlar; golf, ragbi, basketbol, beyzbol, futbol, kumsal voleybolu sahaları, paintball ve bungee jumping Ada Ciganlija’nın sunduğu imkanlardan sadece birkaçı. Kapasitesi ve sunduğu imkanlarıyla, 30 derecelik bir yaz günü oluşan ortamı hayal etmek güç olmasa gerek.. :)sokağa geçiliyor. 

Belgrat'ta Gece Eğlenceleri

Biraz da Belgrad’daki yaşamla ilgili birkaç şeyden bahsedeceğim. Gece hayatını sevenler için Belgrad, kesinlikle görülmesi gereken bir yer. Dışarı çıkıldığında izlenmesi gereken rota genelde şu şekilde oluyor: Strahinjića Bana Sokağı, geceye başlanan, “ısınma turlarının” yapıldığı en iyi & en ünlü yer olarak biliniyor. Jimmy Woo, Pastis, Soho, Supermarket gibi barlarda buluşuluyor ve gece yarısından sonra yürüyerek (30-35 dakika) ya da taksi ile (tabii ki turistliğin olmazsa olmaz kuralı; taksimetre açtırılmamalı & pazarlık yapılıp 700 Dinar ~16 TL’den fazla verilmemeli) gece kulüplerinin olduğu sokağa geçiliyor. Gece hayatını etkileyici hale getiren, bu gece kulüplerine ulaşmak için köprüden karşıya geçiliyor olması. Yani “Yeni Belgrad” kısmı. Sava nehrinin kıyısındaki botların ya da yapıların üstünde, hepsi yan yana konumlanmış görkemli bir çok gece kulübünden istediğinizi tercih edebilirsiniz. Bunlar arasında benim önerilerim; Freestyler ya da River; ancak bu ikisi için de gündüz arayıp rezervasyon yapılması gerekiyor. Freestyler’a rezervasyon olmadan 1000 Dinar ~23 TL ödenip girilebilse de River sadece rezervasyon ile alıyor. 

Peki böyle bir geceden sonra diğer gün hafif bir baş ağrısı ile uyanıldığında ne yapmalı? :) Restaurant olarak önerim; Knez Mihailova Sokağı üzerinde 48 numarada, Kalemegdan’a oldukça yakın olan “Via del Gusto”. Omletlerinin yanı sıra ana yemekleri de son derece lezzetli olan restaurantta yerel lezzetleri tadabilirsiniz ve kendinizi tekrar zinde hissedebilirsiniz!.. 
Ancak Türk kültürünün etkisi lezzet konusunda o kadar baskın olmuş ki, ısmarlayacağınız yerel yemekler karşısında “Ee.. bu bizde var” ya da “Bu zaten Türk Yemeği” tarzı tepkilerinden birini verebilirsiniz. “Cevapcici” isimli, en Sırp usülü olduğunu duyduğum yemeklerden birini ısmarladığımda ve getirdiklerinde “Bu bildiğin İnegöl Köfte” diye anlık bir tepki verdim garsona doğru ve tabii anlayamadığı için bana bön bön bakmıştı mesela.. :)

Belgrat'ta Konaklama ve Ulaşım

Belgrad’ta konaklama için size güzel bir önerim var; Hedonist Hostel. Birçok kullanılan hostel arama sitelerinde de Belgrad içinde en iyi puanı almış, geçtiğimiz yıllarda da en iyi hosteller arasında seçilmiş. Ben de gittiğimde oldukça memnun kaldım. Ayrıca ister çift kişilik odada kalın, ister çoklu odalarda; fiyatı uygun, bulunduğu yer çok merkezi ve çalışanları çok sıcak, her türlü konuda yardımda bulunuyorlar. 

Yazımı Avrupa’da ulaşım ile ilgili birkaç öneride bulunarak bitireceğim. Öncelikle uçak olarak Ryanair, Wizz Air ve EasyJet, ucuza uçuş bulabileceğiniz havayolları. Genel bir arama motorundan arama yapmak istiyorsanız, http://www.drungli.com a bakın derim. Karşılaştığım en orjinal uçuş arama motorlarından. Sadece hangi havaalanından yola çıkmak istediğinizi ve hangi gün yolculuk yapmak istediğinizi (tüm ay için uçuş aratmak için bulunduğunuz ayın tamamını da seçebilirsiniz) girip, o günde o havaalanından tüm uçuşları ucuzdan pahalıya doğru sıralatabiliyorsunuz. Erasmus dönemimde bu yöntemle tamamen rastgele uçuşlar yakalayıp seyahat eden arkadaşlarım olmuştu, öneririm :) 

Otobüsle ulaşımda ise kullandığım arama motoru; http://www.busliniensuche.de idi. Nereden, nereye, ne zaman gideceğinizi girdiğinizde, özellikle Orta Avrupa’da, süre ve fiyatlarına göre bütün sonuçları görebiliyorsunuz. Tren de olur, otobüs de olur derseniz,http://www.bahn.de/p/view/index.shtml(İngilizce:http://www.bahn.com/i/view/index.shtml)'a bakın derim. 

Aslında, Avrupa’da seyehat edecekseniz, kesinlikle Deutsche Bahn’a bakmadan karar vermeyin. Budapeşte – Belgrad arası gece treni biletini bile buradan almış birisi olarak, Alman sitesi olmasına rağmen sadece Almanya içine değil, Avrupa’nın kalan yerlerine de hakim olduklarını anladım. Almanya içinde ise zaten bakacağınız ilk yer olmalı. Özel kampanyaları arasında ise günlük tek kişi veya 5 kişiye kadar seyahat edenler için oldukça hesaplı grup haftasonu bileti, eyalet bileti ve tüm Almanya’yı kapsayan bilet şeklinde tarifeleri olan site. Yani fazlasıyla kapsamlı. 


“Ben arabayla seyahati severim” diyenlerdenseniz, Almanya’da günlük 25 Euro’ya Fiesta seviyesinde bir araba kiralayabilirsiniz. Araba demişken, gelelim daha ilginç bir ulaşım şekline. Buna “modern otostop” tarzı bir lakap takabilirsiniz :) Almanca versiyonu http://www.mitfahrgelegenheit.de, İngilizce http://www.carpooling.co.uk. Avrupa’nın herhangi noktasından, başka bir yere arabasıyla gidenler, rotalarını, seyahat tarihlerini, arabalarının modellerini, kaç kişilik yerleri olduğunu ve ne kadar ücret istediklerini ilan şeklinde siteye yüklüyorlar ve siz de mesaj yazarak ya da verilmiş olan telefonu arayarak ulaşımınızı sağlayabiliyorsunuz. Stuttgart’tan Prag’a gitmek için 2 kere kullandığım bu siteyi de alternatif bir ulaşım yolu olarak öneriyorum. Maceraperest olup uygun fiyata seyahat etmek isteyenler için...


Her yaşa hitap eden bir şehir olduğunu için bence Belgrad’ı ziyaret ettiğinizde kesinlikle hoşnut kalacağınızı düşünüyorum… " 
Sevgiyle Kalın…

Ezgi:)